|
NEVŞEHİR DE HALK SÖZCÜKLERİ - Abari – barı : şaşma yada şaşıp kalmak
- Arınlamak : hedef almak
- Akınlamak : sevdalanmak
- Alamaç : alev
- Apakla :kuru fasulye
- Alaşa :bir sözü hemen yayan
- Apılamak : koşup zıplayarak gelmek
- Bükleç : viraj
- Boyak : bet, beniz
- Bişirmek : yufka pişirmeye yarayan uzun değnek
- Bert elmek : sertleşmek
- Bastırak : kapının arkasına konulan değnek
- Badak : sakarlık yapan kişi
- Bildir :geçen yıl
- Carı : hızlı
- çılgısız : şımarık
- cılga : patika yol
- cıvgın : ağacın taze sürgünü
- cıvınmak : ciddiyetten uzaklaşmak
- cavrak : konuşkan
- çeltek : çoban yamağı
- çatılmak : yoktan bela olmak
- çiğrimek- çiğsinmek :tiksinmek
- damgalamak : lafını ağzına koymak
- dulun : saçın yüze doğru uzantısı
- ditmek- didelemek : tifsitmek
- endek : aşağı, adi, bayağı
- ertişmek : bir işi çabucak yapmamak
- eğimtili : yetenekli
- algördülük : göstermelik
- eftiklenmek : sıkıntı basması, sıkıntılanmak
- gede : cimri, kıyımsız
- gedelenmek : çıkarı için ufak fırsatları bile kaçırmamak.
- Gömük : batak
- Gerikmek : şişmek, dolmak
- Göfer : güç, kuvvet
- Görgün : gür
- Hezaar :herhalde
- Horavlamak : yabancılamak.
- Hömermek : dikleşmek, kavgaya hazırlanmak.
- Hongumak : yakışşıksız gülmek
- Hoşalmak : hoşuna gidecek bir işten zevk almak.
- Iğranmak : hafif hafif sallanarak yürümek.
- Ildırdamak : hafif hafif yanmak.
- Ilımak : hoşa giden iş yada insan karşısında gevşemek.
- Işkın : ağacın tabanından fışkıran sürgün.
- Iğralamak : sallamak
- İdişmek : dedikodu etmek
- İlaan :leğen
- İssilmek : kaba bir şeyin oturulunca aşağı inmesi
- İstetmek : kirişi kırmak, kaçmak
- İssik : kabalığı gitmiş
- Koğşak : yumuşak
- Kumasınmak : istememek
- Kötelemek : atmak, fırlatmak
- Kırmızı :domates
- Kısmık : cimri, kıyımsız
- Kötülemek : zayıflamak, incelip süzülmek
- Koygun : koyulaşmış
- Metlemek : atlamak
- Mudara : boynu eğri olan
- Mitirdemek : seke seke yürümek.
- Navrak : surat
- Nörüyon : ne yapıyorsun
- Oturak : zamanında yürüyemeyen
- Ocutmak : tahriş etmek
- Özemek : çarpmak
- Öğünsümek : bir işi zamanında yapmaya çalışmak
- Öğürleşmek : birine alışmak
- Örülmek : üstünü başını yolacak biçimde dövüşmek
- Palazımak : koşup gelmek
- Parsımak : ezilmek
- Parpulamak : azarlamak
- Sövkenmek : yığılmak
- Salım : nezle
- Sıracalı :hastalıklı
- Söyretmek : alay etmek
- Sumsalamak : toslamak
- şak : parça
- şaklamak : parçalamak
- şiklet : surat
- şerpere : cıvık
- şirlez : cıvık çamur
- tokurur : evinden hırsızlık yapan
- toku : kısa boylu
- tıskalı : hastalıklı
- tosuldak : kolay soluk alamayan
- tingirdek : çabuk kızan
- uyuntu : gittiği yerden gelmeyen
- uylaşmak : bir işin üzerine çok düşmek
- uçunmak : pişman olmak
- utlanmak : saygısızlık yapmamak için tetikte beklemek
- yiğni : hafif
- yipelemek : aksayarak yürümek
- yüğrük : hızlı
- yilpikli : öksürüklü
- zat : çok, gittikçe artan
NEVŞEHİR YAZI VE MAHALLİ DİLİ - İlaç__________________________ İlaş
- Mısır_________________________ Misir
- Hamur________________________ Mamır
- Muhtar________________________ Mıhdar
- Nevşehir _______________________ Memşer
- Tırnak _________________________ Dınnah
- İhtiyaç_________________________ Ehdiyaş
- Mahmut________________________ Mamıt
- Zerdali_________________________ Zelderi
- Yaprak_________________________ Yarpah
- Elektrik_________________________ Aletirik
- Doktor__________________________ Dohdur
- Manto__________________________ Mantu
- Teneke__________________________ Tenike
- Parmak_________________________ Bannah
- Bilezik__________________________ Bilenzik
- Seksen__________________________ Sesen
- Lanet____________________________ Nalet
- Ekşi_____________________________ Eşgi
- Yurmuh __________________________Yumruk
- Soba____________________________ Zoba
|