• Abari – barı : şaşma yada şaşıp kalmak • Arınlamak : hedef almak • Akınlamak : sevdalanmak • Alamaç : alev • Apakla :kuru fasulye • Alaşa :bir sözü hemen yayan • Apılamak : koşup zıplayarak gelmek • Bükleç : viraj • Boyak : bet, beniz • Bişirmek : yufka pişirmeye yarayan uzun değnek • Bert elmek : sertleşmek • Bastırak : kapının arkasına konulan değnek • Badak : sakarlık yapan kişi • Bildir :geçen yıl • Carı : hızlı • çılgısız : şımarık • cılga : patika yol • cıvgın : ağacın taze sürgünü • cıvınmak : ciddiyetten uzaklaşmak • cavrak : konuşkan • çeltek : çoban yamağı • çatılmak : yoktan bela olmak • çiğrimek- çiğsinmek :tiksinmek • damgalamak : lafını ağzına koymak • dulun : saçın yüze doğru uzantısı • ditmek- didelemek : tifsitmek • endek : aşağı, adi, bayağı • ertişmek : bir işi çabucak yapmamak • eğimtili : yetenekli • algördülük : göstermelik • eftiklenmek : sıkıntı basması, sıkıntılanmak • gede : cimri, kıyımsız • gedelenmek : çıkarı için ufak fırsatları bile kaçırmamak. • Gömük : batak • Gerikmek : şişmek, dolmak • Göfer : güç, kuvvet • Görgün : gür • Hezaar :herhalde • Horavlamak : yabancılamak. • Hömermek : dikleşmek, kavgaya hazırlanmak. • Hongumak : yakışşıksız gülmek • Hoşalmak : hoşuna gidecek bir işten zevk almak. • Iğranmak : hafif hafif sallanarak yürümek. • Ildırdamak : hafif hafif yanmak. • Ilımak : hoşa giden iş yada insan karşısında gevşemek. • Işkın : ağacın tabanından fışkıran sürgün. • Iğralamak : sallamak • İdişmek : dedikodu etmek • İlaan :leğen • İssilmek : kaba bir şeyin oturulunca aşağı inmesi • İstetmek : kirişi kırmak, kaçmak • İssik : kabalığı gitmiş • Koğşak : yumuşak • Kumasınmak : istememek • Kötelemek : atmak, fırlatmak • Kırmızı :domates • Kısmık : cimri, kıyımsız • Kötülemek : zayıflamak, incelip süzülmek • Koygun : koyulaşmış • Metlemek : atlamak • Mudara : boynu eğri olan • Mitirdemek : seke seke yürümek. • Navrak : surat • Nörüyon : ne yapıyorsun • Oturak : zamanında yürüyemeyen • Ocutmak : tahriş etmek • Özemek : çarpmak • Öğünsümek : bir işi zamanında yapmaya çalışmak • Öğürleşmek : birine alışmak • Örülmek : üstünü başını yolacak biçimde dövüşmek • Palazımak : koşup gelmek • Parsımak : ezilmek • Parpulamak : azarlamak • Sövkenmek : yığılmak • Salım : nezle • Sıracalı :hastalıklı • Söyretmek : alay etmek • Sumsalamak : toslamak • şak : parça • şaklamak : parçalamak • şiklet : surat • şerpere : cıvık • şirlez : cıvık çamur • tokurur : evinden hırsızlık yapan • toku : kısa boylu • tıskalı : hastalıklı • tosuldak : kolay soluk alamayan • tingirdek : çabuk kızan • uyuntu : gittiği yerden gelmeyen • uylaşmak : bir işin üzerine çok düşmek • uçunmak : pişman olmak • utlanmak : saygısızlık yapmamak için tetikte beklemek • yiğni : hafif • yipelemek : aksayarak yürümek • yüğrük : hızlı • yilpikli : öksürüklü • zat : çok, gittikçe artan |
|